Bugun 31 Aralik 2010.Yilin son gununden beklenmeyecek kadar gunesli piril piril bir gun.
2010'a calismayarak basladim.Soguk gunlerde ,elimde cay bardagi camdan disariyi segretmenin keyfini yasadim.Tum gun evde oturup sikildigimda ,biranda "Hadi!" deyip 2 saatligine Eminonune gittim.Tum mahalle pazarlarini kesfettim , pazarcilar beni tanidi:). Eylul ayi gibi , artik evde oturmaya doydugumu anlayip is arayislarini keyifle yapmaya basladim ve simdiki isimle kasimda bulustuk.Icimde hep "allahim , eve kapatilmis kus gibi , camdan cama vurarak cildirir miyim?" diye korkmama ragmen , bu sefer birileri(!) bu deneyimden kolay gecebilmem icin bazi seyleri kolaylastirmisti.
Bu bir yilda ne mi ogrendim:Hersey olmasi gereken zamanda olmasi gerektigi gibidir , ne bir adim once ne bir adim sonra.
Iki gundur ise yeni yil ile iki seyi dusundum:
Sirketin yilbasi yemeginde , bir anda icimden etrafimdakilere "yeni yildan elle tutulur ne istersin ? diye sormak geldi.Hani saglik , baris , mutluluk demeden.Megerse ne kadar zor bir soruymus , kimi "hala saglik demeye devam etti , kimi sadece kizi icin dilek dileyebildi":)Yeni yilla birlikte , istedigim herseyin gerceklesecegine ve onu hakettigime inaniyorum.
Bir de bu sabah , Semih Sayginer ile ilgili bir belgesel segrederken , onun sevdigi seyin arkasinda nasil israrla durdugunu gordum.Ben de bunu yapmaya niyet ediyorum...
36 yil icinde , bazi zamanlar cok bunalsam da hepsi simdiki lezzetin olmasi icin gerekliymis.Hani su yemek yaparken , "cosss" diye cikan sesler var ya , megerse onarmis yemege lezzet verenmis:)
31 Aralık 2010 Cuma
13 Aralık 2010 Pazartesi
Pure and simple
Bu ara kendime küçük bir dünya kurmuş gibi hissediyorum.Evcilik oynar gibi , küçük evimi "çıngır mıngır" diye kapıyı acıp , küçük çay bardaklarımla çay içip kimi zaman bana misafir gelenlerle çay içip sohbet ediyorum.Bunu ben hayal ettim ben yarattım.Kendime , hayallerime ve yaratımlarıma şükrediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

