24 Ekim 2010 Pazar

"Pekiyi" diyebilmenin dayanılmaz hafifliği


Bir firma ile Agustos ayı itibari ile görüşmeye başlamıştım en son geçen hafta o firmadan iş teklifi geldi.Teklif edilen tutar benim beklediğimin altında bir miktardı ve çalışmadığım dönem sebep olarak gösteriliyordu. Bayağı cellalendim  başta.Hatta bayağı da konuştum karşı tarafla.Ama ne yazık ki karşı taraf " durum bu!" dedi en son...

Saçı darma duman olmuş bebeğimle eve döndüm. Derin bir nefes aldım ve kendime sorular sormaya başladım."Ben değerimi neye göre biçiyordum? " İtiraf etmesi komik ama çevremdekilere göre.Esasında bana teklif ettikleri rakam oldukça iyi bir rakamdı .Yani az ve çok kavramları çok göreceliydi.Artı , verdikleri rakam iki üç ay önce içimden geçmişti.Bu rakamı en derinlerde ben belirlemiştim:))

Sonra , masada onlarla tartışan halime baktım.Onlara kendimi ispatlamaya çalışan halimi gördüm.Oysa ne kadar inançlı biri olduğunuzu , ne kadar dürüst biri olduğunuzu , ne kadar yetenekli biri olduğunuzu başkasına ispat edemezsiniz.Sadece siz bilirsiniz ve siz size inandığınızda herkes de size inanir. Sizi sizden başka kimse yargılayamaz. Altın çöpe düştüğünde değeri değişmeyeceği gibi verilen parada benim değerimi değiştirmeyecekti.Özüm hep aynıydı. (Ha burada kendi değerine tam inanmama var , onu da cebime koydum ,sonra çıkarmak üzere )

Sonra tekrar o masadaki halime baktım. Sonra o günlerde yaptığım telefon konuşmalarına;bir arpa boyu yol aldirmayan , anlamsız konuşmalara. Oysa bazen tek kelime tüm kaos'u , arbedeyi, kavgayı bitirir. "PEKİYİ"... Ama "pekiyi , ben sana sonra gösteririm " olanından değil."Pekiyi , böylesi de kabul olanından."

Ben bu günlerde bunu yapmaya çalışıyorum.Pekiyi dediğimde , o anda içimdeki bütün sesler susuyor."O bana şunu demişti , sonra ben ona şöyle dedim " konuşmaları "tak" diye kesiliyor.Dııııııııııt...derin sessizlik ve huzur...


Ben anladım ki bazen hayatta Don Quixote gibi , kendi yarattığım canavarlarla uğraşıyorum.Belki de bu hayatta ara ara yenilmem ve yenilmenin huzurunu hissetmem gerek...

3 yorum:

  1. Ahahaha
    Merhaba Don Kişot. Benzetme süper en korkuç canavarlar kendi yarattıklarımız değil mi zeten? Yanlarda kuyular var kuyular:)))

    YanıtlaSil
  2. korkularımızdır aslında bizi korkutan ve korkuda öğrenilen bir şeydir. Kızları korkusuz yetiştirelim dedik bu kez de hiç bir şeyden korkmadılar, ay böyle olmayacak dedik , bu seferde korkak oldular. Ama neyse sonunda dengeyi kendileri buldular:)
    Dün akşamki adam bizim mahallede otursaydı kocamın elinden kurtulamazdı hem o çocukların hepsini bizim eve almaya da talip:)

    YanıtlaSil
  3. dinlenmeden sonra iyi gelecektir sana,
    yaşayamadıklarını yaşadın yapmak isteyip de yapamadıklarını da..
    kolay gelsin diyorum sana,
    herşey gönlünce olsun canım..

    YanıtlaSil